2011-12-30










Biz bir şeyler hakkında konuşuyorduk

Boş duvarlar yazılmamış hikayeler gerçekdışı düşler ve aşklar hakkında

olamayacak yalanlar söylüyorduk karşımızdakilere düşerken kuyuların dibine

Pis tuvaletlerde buluyorduk aniden bedenlerimizi ruhlarını kusarken

Ve akıp giden derelerle birlikte yitiriyorduk taşlara vuran küçük değersiz hazinelerimizi

Kimi zaman söğüt ağacını bazı zamanda verimsiz toprakları suçluyorduk

Doğaya lanet okumak bela getirir biliyorduk

Ve koşa koşa gidiyorduk yağmur altında serapların peşinden çıplak ayaklarımızla

Zamanla kırışıyor sertleşiyor çirkin bir güzellikle harmanlanıyorduk

Şanslıysak eğer biraz yaratıcıydık ancak biraz

Çünkü akıllıydıkta tanrıyı oynamak aptallık olurdu ve bunu daha önce yapmıştık

Bazı zamanlar birileri çıkıp hareket edemiyeceğimiz gömlekler giymemizi söylüyordu beyaz mavi sarı renklerde

Gülüyorduk bizde onlara kırmızı kiremitlerle

Çatılara çıkıyor şarap şişeleri yuvarlıyoduk yoldan geçenlerin tepesine

Kuşlara bayat ekmekler ufalıyıp mutlu oluyorduk sahici kaçak gülümsemelerimizle

Üşüyorduk ayaz vurdukça tenimize

Sarlıyorduk arıdından kör gözlerimizle gördüklerimize

Yetmiyordu sıcaklıkları donmaya başlıyorduk

Ruhlarımıza günahlar yazdırıyorduk

Zamanı dondurmak yerine buz tepelerinde iliklerimize oynuyorduk en büyük kumarları

Bir güneş doğuyordu sonra

ama hemen sevinme diğerleri gibi oda batmak için doğuyor sadece

geceye kaldın bak yine

yıldız sandın ay ile beslenen toz tanelerini

bir sigara yaktın

sessizce

dumanlar ardından

kayboldun giderken sen

yine

...

http://www.youtube.com/watch?v=iQeRcRAr6ho&feature=related

Hiç yorum yok: