2011-07-28

yıl 2009 ocak-ın 20 siymiş bunu yazalı..

sıkılan cocuk bir nesnenin bilinçli temsili olmaksızın,arzusunu yeniden bulmayı bekler.genellikle durumu aktif bir güvence saglamadan idare etmek mümkün oluyor.ancak kolaylıkla betimlenemez öpüşme adeta sözel olarak temsil edilmeye karsı direnir.öyle ya yeni bi trajedi yazamayınca ne diye bi baskasına onu yazma olanagı bagıslayalım.suratına bi tokat yemişcesine geri dönüp ufka dogru bir kac adım attı ama büyük oğlan sanki hiç kötü niyeti yokmuscasına gülümseyip basını o gergin nazik tavrıyla salladı ve yoluna devam etti.ama öyle değil.sandıgınız gibi değil ve ne sanıldıgını kimse bilemez.
bana neden söz ettigini göster dedi kadın ve o solgun ışıklı kapıdan içeriye daldı.gördügünü yakalıyabilmek için onu beceriksizce iki yanından tutmaya calıştı. ve tabiki işe yaramadı. yarasaydı şayet bu yasanmıs en buyuk fiyasko olurdu.denize bakan kayaların üzerine kurulmuş, ebediyen denizi seyreden bi koyde bir cocugun hiç gemiye adım atmadan veya parmagını denize sokmadan büyüyüp adam olması garip gelebilir ama durumu boyleydi.bunun üzerine genc kadının yüzünde korku vardı sanki onun yardımını bekliyormuş ama bunu istemiycek kadar da gururluymuş gibi.o daha dogmadan onun gelmesini bekliyordu.yalnız bazen bi hayvan gibi inliyip bağırıyordum tam bu sırada dinleyin nedenini anlarsınız dedi güneşin var olmadıgı diğer dunyada insanla veya insanın lisanıyla hiç ilgisi olmayan cok şey vardır.bunların hepsi tek birşeyle ilgilidir.tüm hayatlarının tek bir seyin ismini arayarak gecirir bazıları tek bir gizli veya kaybolmus ismi arayarak o halde seni rüzgar ve yagmurun arasından geri götürecek bir gemi bulmam gerekecek.şimdi onların arasından gecerken bazıları birbirlerine bu da kim diye soruyorlardı.kadın ve adam tam aralarında duran tılsım ışıgı gölgelerinin arkasındaki duvara ve yere düşüyordu.görülen seyse sanki bi cocuk tarafından derme catma yapılan küçük bir klube veya barakaydı ve neden buyuk bir malikane olmasaydıki fakat bu olanaksızdır cunku burda zamanı geri alabilirdiniz ama otesine gecemezdiniz bunun için nefes almıs olmanız gerekirdi cunkü artık bişeyler fısıldayarak ve mırıldanarak onları birbirlerine çagırmaya basladı ikiside bunların kendileri olmadıgını biliyorlardı buna ragmen basladılar yurumeye tam bu sırada olası olmıyan bisey oldu kavramını yitiren zaman onları bir geri bir ileri tekrar geri ve cok ilersini dolandırmaya basladı olamıyan zaman adeta kurmalı bir saat gibi işlemeye yasmaya basladı dönülen her köşe duyulan her haz farklı mahalleler olusturuyordu yavastan buna ragmen ikiside birbirlerini bunu soylemiyordu onun yerine gunluk basitlikleri kullanıyorlardı birbirlerine karşı biliyorlardıki bu sekilde olursa ancak birbirlerini kendi yontemleriyle farkedebiliceklerdi ve birbirleri derken bu kendileri olmadıgı anlamına gelmiyordu yada kendinde olmadıkları.tanrı bi varsayımdı onlar için ve bu bulutları kendine ev yapan yaslı adam değildi yada gaddar evet tanrı varsayımdı onlar için ama onlar istiyorduki sizin varsayışınız yaratıcı istencinizden öne gecmesin bu sacmalığıda neden cıkardık diye dusunduler bunu söylettirende kim ben değil ve bende değil o halde biz olmalıydı korkunc ardından bundan uzaklastılar vahşi bilgeliklerinden belkide düşmanlarıyla birlikte kacacaklardı farketmeden en yüceye varmak için en buyuk derinliklerden uzaklasmak zorundaydılar böylece yolu bulabilirlerdi sadece peki sahi nezaman kaybolmuslardı o zamanı olmıyan saat nezaman işlemeye baslamıstı kanlarına yada kanları hala sıcakmıydı.
ben hazırım şimdi basladı günah
butun bi hayatı boğucu ellerimle boğabilirim ve bunu yapmaycak olmam ben olmada ki etkeni saglamlaştıracaktı.aksini yapanlar her seyi sahteleştirenler olucaktır cunku şimdide çalıntı dişlerle gülümsemek zorunda ve ısırmak zorunda ve belkide kim bilebilir bagırsakları bile sahtedir hah. buda nerden cıktı simdi dikkat edelimde bize salgın getirmesin hadi ordan hem oda nesi, ne nesi, salgın tabiki salgın cevrendeki gürültünün düşüncelerin üstünde bir örtü gibi yayılmasıdır. bu seni ısıksız kılacaktır ve ısık tanrıdır ve o de gunes günes ise bir cağdır ve karanlığ
a bogulan cağa toprağa gömülen insan misalidir bir sonraki nesli aydınlatıcak olanlardan geri kalanlar çürür ve örtü kaldırılıp bakıldıgında kalanlar bi sonrakine işaret olur işaretlerse lanet olası heryededir belkide insanların umursamazlığıda bu yüzdendir devamlılık süre gelendir ve giden ama
şu anda gidemeyen tıkanan son ise şimdilik
ve mutluluğun adlarıyla aşagılanmaya layık ne varsa kendinde ötelere kovar
kutsal korularla kendini çevreleyip koruyan....
...
...
... sarkı her zaman devam eder
İnsan sımsıkı yapışmalıdır yüregine cunku bir yitirirse onu içten bile değildir aklınıda yitirmesi

2 yorum:

iam home dedi ki...

...tam battaniyeyi başıma geçirmiş okuyorum heyecanla, "...fakat bu olanaksızdır cunku burda zamanı geri alabilirdiniz ama otesine gecemezdiniz bunun için nefes almıs olmanız gerekirdi." diye bi okudum. yutkunuverdim. korkudan gözlerimi yumdum sıkı sıkı..
ben yazını şuna çok benzettim de benzememiş de olabilir belki bilemem?!? http://yazarkassa.blogspot.com/2011/05/blog-post_16.html

bmkoc dedi ki...

ne zaman ki sevgin tanrıtanımaz
rehin kalırsın varlık sahasında
belki ilintili belki değil lakindir ki tam olmustur bu zamanda * )